belli başlı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Belirli, muayyen

Örnek:

1. Dilimiz de mizah gazetelerinin belli başlı alay konuları arasında idi.

1. Dilimiz de mizah gazetelerinin belli başlı alay konuları arasında idi.

2. Önemli

Örnek:

1. Anneniz, bu kurumun oluşmasında emeği geçmiş belli başlı kişilerdendir.

1. Anneniz, bu kurumun oluşmasında emeği geçmiş belli başlı kişilerdendir.