1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih
1. Sesindeki meydan okuyuş öyle belirgin ki ona iyi davrandığıma pişman olacağım neredeyse.
1. Sesindeki meydan okuyuş öyle belirgin ki ona iyi davrandığıma pişman olacağım neredeyse.
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Açık bir biçimde
1. Kamaranın kapısı daha belirgin tıklatılıyor şimdi.
1. Kamaranın kapısı daha belirgin tıklatılıyor şimdi.