belalı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yoran, üzen, can sıkan

Örnek:

1. Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız.

1. Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız.

2. Kavgacı, şirret

Örnek:

1. Yeryüzünde balta olacak bundan daha belalı bir adam olacağını tasavvur edemiyorum.

1. Yeryüzünde balta olacak bundan daha belalı bir adam olacağını tasavvur edemiyorum.

3. isim , isim , isim , isim , Yolsuz kadının zorba dostu

Örnek:

1. Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz.

1. Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz.