1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği
1. Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış.
1. Gülünç olduğu kadar hazin bir belagati varmış.
2. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik
3. edebiyat , edebiyat , edebiyat , edebiyat , Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı
1. Hakikati ifade için yazıdan ziyade resmin belagatine müracaat daha doğru olacak.
1. Hakikati ifade için yazıdan ziyade resmin belagatine müracaat daha doğru olacak.
4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir şeyde gizli olan derin anlam
1. Sükûtun belagati.
1. Sükûtun belagati.
Lisan : Arapça belāġat
Telaffuz : bela:gat, l ince okunur