defibela, güç bela, püsküllü bela, tatlı bela, yedi bela, zor bela, ar belası, baş belası, gönül belası, namus belası, hatır belasına
1. isim , isim , isim , isim , İçinden çıkılması güç, sakıncalı durum
1. Kumar, toplum için büyük bir beladır.
1. Kumar, toplum için büyük bir beladır.
2. Büyük zarar ve sıkıntıya yol açan olay veya kimse
1. Hayatta dipdiri yanmak belasından da kurtulmuştum.
1. Hayatta dipdiri yanmak belasından da kurtulmuştum.
3. Hak edilen ceza
1. Allah belasını verdi.
1. Allah belasını verdi.
Lisan : Arapça belā
Telaffuz : bela:, l ince okunur