aygın baygın
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bayılmış, kendinden geçmiş
2. Süzgün
1. Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar.
1. Az beli bükük ve gözleri biraz baygın bir ihtiyar.
3. Gönül vermiş
4. İnsanı kendinden geçirir gibi olan
1. Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun
1. Bahçe kapısına varmadan daha / Baygın kokusu ıhlamurun
5. Yığılmış, dökülmüş
1. Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu.
1. Açık eflatun ipek perdeler baygın ve büyük kelebek kanatları hâlinde yere kadar uzanıyordu.
6. zarf , zarf , zarf , zarf , Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde
1. İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu.
1. İki tarafına sarhoş sarhoş sallanan sandalda balıkçıyı baygın buldu.