batırmak

fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak

Örnek:

1. Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı.

1. Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı.

2. -i , -i , -i , -i , Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek

3. -i , -i , -i , -i , Yitirmek

Örnek:

1. Parasını batırdı.

1. Parasını batırdı.

4. -i , -i , -i , -i , Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek

Örnek:

1. Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu.

1. Böyle tükürük saçtığına bakılırsa ya politikadan konuşuyor ya birini batırıyordu.

5. -i , -i , -i , -i , Kirletmek

Örnek:

1. Üstünü başını batırmış.

1. Üstünü başını batırmış.

6. -i , -i , mecaz , mecaz , -i , -i , mecaz , mecaz , Mahvetmek

Örnek:

1. Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi

1. Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi