1. -i , -i , -i , -i , Basma işini yaptırmak
1. Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta.
1. Çok güçlüydü, bastırdı, omuzlarını yatağa yapıştırdı âdeta.
2. Zararlı bir olayı önlemek
1. Yangını bastırmak.
1. Yangını bastırmak.
3. Durdurmak
1. İsyanı bastırmak.
1. İsyanı bastırmak.
4. Üstünlüğünü göstermek
1. Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor.
1. Şişman, kısa boylu bir yüzbaşı usulsüzlükte, şarlatanlıkta, inatta hepimizi bastırıyor.
5. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek
6. Gidermek
1. Heyecanını bir türlü bastıramıyor.
1. Heyecanını bir türlü bastıramıyor.
7. Hemen söylemek
1. Cevabı bastırdı.
1. Cevabı bastırdı.
8. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Ansızın birinin yanına gitmek
1. Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar.
1. Ama bir evi tek başına çeviren, o evin düzeninden sorumlu kadınlar ansızın bastıran konuktan her zaman tedirgin olurlar.
9. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek
1. Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz.
1. Kış bastırdığında bu sıcağa rahmet okursunuz.
10. -e , -e , -e , -e , Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek
1. Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar.
1. Köyün ihtiyarları da Feyziye'nin babasına bastırmışlar, onları bağışlatmışlar.
11. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak