1. yapılması güç bir işi yapmaktan kendini kurtarmak
1. Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın.
1. Madem bunları siz kendi başınızdan atmak istiyorsunuz, emanet olarak şu masaya bırakın.
2. sürdürülmesi gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermek
1. Hilmi Efendi'yi başlarından atmak yolunu arıyorlardı.
1. Hilmi Efendi'yi başlarından atmak yolunu arıyorlardı.