basık

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Basılmış, yassılaşmış

Örnek:

1. Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır.

1. Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır.

2. Çok yüksek olmayan, alçak

Örnek:

1. Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi.

1. Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi.

3. Kısık

Örnek:

1. Onun sesi de aynı şekilde basıktı.

1. Onun sesi de aynı şekilde basıktı.