1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan
1. Başıboş yaşayışa alışkın değildir.
1. Başıboş yaşayışa alışkın değildir.
2. Bağlanmamış, serbest bırakılmış
1. İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler.
1. İstanbul'un başıboş köpekleri rahatça ömür sürmektedirler.
3. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde
1. Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim.
1. Günün birçok saatlerinde dar sokaklarda başıboş dolaşır, eski Anadolu evlerini seyrederdim.
4. zarf , zarf , mecaz , mecaz , zarf , zarf , mecaz , mecaz , (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan
Telaffuz : başı'boş