baş döndürücü

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Şaşkına, serseme çevirici

Örnek:

1. Günler, düzenlenen eylemlerin baş döndürücü heyecanıyla hızla akıp geçiyordu.

1. Günler, düzenlenen eylemlerin baş döndürücü heyecanıyla hızla akıp geçiyordu.

2. Çabuklukta olağanüstü, aşırı

Örnek:

1. Gözlerini açar açmaz bu baş döndürücü süratten başka bir şey hissetmedi.

1. Gözlerini açar açmaz bu baş döndürücü süratten başka bir şey hissetmedi.

3. Baygınlık verici