1. kucaklamak
1. İzmir'den kalkıp Mısır'a kadar beni görmeye, beni okşamaya, beni bağrına basıp sevmeye gelirdi.
1. İzmir'den kalkıp Mısır'a kadar beni görmeye, beni okşamaya, beni bağrına basıp sevmeye gelirdi.
2. -den , -den , -den , -den , biriyle ilgilenerek onu koruyup kayırmak, yetiştirmek
1. Sen onu bambaşka duygularla, heyecanlarla bağrına basmak isteyeceksin.
1. Sen onu bambaşka duygularla, heyecanlarla bağrına basmak isteyeceksin.