bağlı


İlgili Kelimeler:

bağlı kredi, bağlı su, ayağı bağlı, başı bağlı, dili bağlı, gözü bağlı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir bağ ile tutturulmuş olan

Örnek:

1. Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı.

1. Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı.

2. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste

Örnek:

1. Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı

1. Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı

3. Sınırlanmış, sınırlı

Örnek:

1. Tüzüğe bağlı bir işlem.

1. Tüzüğe bağlı bir işlem.

4. Kapatılmış olan, kapalı

Örnek:

1. Bağlı geçit.

1. Bağlı geçit.

5. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan

Örnek:

1. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim.

1. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim.

6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun

Örnek:

1. Çocuklarına bağlı ana.

1. Çocuklarına bağlı ana.

7. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek)