bağdaşmak

fiil
Anlamı:

1. -le , -le , -le , -le , Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek

Örnek:

1. Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor.

1. Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor.

2. Çocuk oyunlarında arkadaş olmak

3. -e , -e , -e , -e , Bağdaş kurup oturmak

Örnek:

1. İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar.

1. İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar.