asıl nüsha, asıl sayılar, aslı astarı, aslı faslı, aslı nesli
1. isim , isim , isim , isim , Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı
1. Bir belgenin aslı.
1. Bir belgenin aslı.
2. Kök, köken, kaynak
1. Yazının aslı resimdir.
1. Yazının aslı resimdir.
3. Gerçeklik
1. Bu haberin aslı yok.
1. Bu haberin aslı yok.
4. Soy, nesep
1. İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır.
1. İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır.
5. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Gerçek, esas
1. Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek.
1. Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek.
6. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir şeyin temelini oluşturan, ana
7. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan
1. Asıl sanat budur.
1. Asıl sanat budur.
8. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı
1. Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı.
1. Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı.
9. zarf , zarf , zarf , zarf , (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak
1. Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var.
1. Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var.
Lisan : Arapça aṣl