tam anlamıyla
1. isim , isim , isim , isim , Anlamak işi, anlamaklık, kavrama, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf
1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.
1. Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum.
2. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme