ancak

Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , `Yalnızca` anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir

Örnek:

1. Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi.

1. Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi.

2. `Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle` anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün

Örnek:

1. Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi.

1. Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi.

3. En erken

Örnek:

1. Sinema ancak saat yarımda bitmişti.

1. Sinema ancak saat yarımda bitmişti.

4. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , `Lakin, ama, fakat, yalnız` sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz

Örnek:

1. Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.

1. Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır.


Telaffuz : a'ncak