açığa alınmak
1. -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , -e , -e , nesnesiz , nesnesiz , Alma işi yapılmak
1. Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş.
1. Mahalle mektebinden alınmış, rüştiyeye verilmiş.
2. Elde edilmek
1. Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak.
1. Her biri gerçek hayattan alınmış birer gerçek olmak.
3. -den , -den , -den , -den , Uyarlanmak
4. -e , -e , -den , -den , mecaz , mecaz , -e , -e , -den , -den , mecaz , mecaz , Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak
1. Emekli ajan, alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü.
1. Emekli ajan, alınmış gibi maun masanın arkasında oturan kişiyi süzdü.