Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
çok tanrılı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Birden fazla tanrıya inanan

Örnek:

1. Çok tanrılı dinler.

1. Çok tanrılı dinler.


çok taraflı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çok yönlü


çok taraflılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok yönlülük


çok terimli
Anlamı:

1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Aralarında artı (+) veya eksi (-) işareti bulunan, birçok terimden oluşan cebir ile ilgili anlatım


çok uluslu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İki veya daha çok ulusla ilgili olan (sanayi veya ticaret)

2. Çeşitli ulusların katılımıyla oluşturulan (ortaklık)

Örnek:

1. Çok uluslu şirketler.

1. Çok uluslu şirketler.


çok ulusluluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok uluslu olma durumu


çok yanlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Farklı görüş açılarını içeren

Örnek:

1. Romanları, denemeleri hep kültürle yüklü ve A. Hamdi'nin kişiselliği kadar çok yanlı, zengindi.

1. Romanları, denemeleri hep kültürle yüklü ve A. Hamdi'nin kişiselliği kadar çok yanlı, zengindi.


çok yanlılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok yanlı olma durumu

Örnek:

1. Gençlik, onun çok yanlılığını, angajmansızlığını, iç inzivasını hiç tutmazdı.

1. Gençlik, onun çok yanlılığını, angajmansızlığını, iç inzivasını hiç tutmazdı.


çok yaşayan (veya okuyan) bilmez, çok gezen bilir
Anlamı:

1. `çok gezen insan çok yaşayandan daha fazla bilgiye sahip olabilir` anlamında kullanılan bir söz


çok yıllık
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çiçek açmadan önce birçok yıl yaşayan (bitki)


çok yönlü
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İkiden çok yönü olan, çok taraflı

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Birçok konuda bilgi ve çalışması olan


çok yönlülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok yönlü olma durumu, çok taraflılık


çok yüzlü
Anlamı:

1. isim , isim , matematik , matematik , isim , isim , matematik , matematik , Bütün yüzleri birer çokgen olan şekil


çok yüzlülük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çok yüzlü olma durumu


çokal
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Savaşlarda giyilen zırh


çokbilmiş
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Her şeye aklı eren, zeki, akıllı

2. zarf , zarf , zarf , zarf , Her şeye aklı eren, zeki, akıllı bir biçimde

Örnek:

1. Ama bunun lafını bile etmiyor, çokbilmiş görünmek istemez.

1. Ama bunun lafını bile etmiyor, çokbilmiş görünmek istemez.


Telaffuz : ço'kbilmiş

çokbilmişlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çokbilmiş olma durumu


çokbilmişlik taslamak
Anlamı:

1. kendini çokbilmiş gibi göstermek

Örnek:

1. Zekâ gösterisine yeltenmemiş, çokbilmişlik taslamamıştı.

1. Zekâ gösterisine yeltenmemiş, çokbilmişlik taslamamıştı.


çokça
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Oldukça fazla, aşırı miktarda, fazlaca

Örnek:

1. Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar.

1. Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar.


Telaffuz : ço'kça

çokçu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , sıfat , sıfat , felsefe , felsefe , Çokçuluk öğretisini benimseyen, plüralist


çokçuluk
Anlamı:

1. isim , isim , felsefe , felsefe , isim , isim , felsefe , felsefe , Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti, tekçilik karşıtı, plüralizm


çökebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çökebilmek işi


çökebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Çökme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Bir binanın hiçbir tesirle yıkılmasa yalnız irtifası yüzünden çökebileceği niçin hatırına gelmiyor?

1. Bir binanın hiçbir tesirle yıkılmasa yalnız irtifası yüzünden çökebileceği niçin hatırına gelmiyor?

2. Çökmeye gücü yetmek


çökek
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çukur yer

Örnek:

1. İplere dizdikleri küçük balıkları, borunun altındaki minicik çökeğe atmışlardı.

1. İplere dizdikleri küçük balıkları, borunun altındaki minicik çökeğe atmışlardı.

2. Bataklık, sazlık


çökel
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Taşan bir suyun çekildikten sonra bıraktığı tortu

2. kimya , kimya , kimya , kimya , Çökelti