92406 kayıt bulundu.
1. anlayışlı ve zeki
1. Bir kedi kadar çevik, açıkgöz olan İzmirli Nusret, lisenin onuna kadar okumuş, cin gibi bir delikanlıydı.
1. Bir kedi kadar çevik, açıkgöz olan İzmirli Nusret, lisenin onuna kadar okumuş, cin gibi bir delikanlıydı.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Kamelya
1. son derece kızmak, öfkelenmek
1. O mirasın ağırlığı altında ezilip susacaklarına, bir de ülkemizde insan haklarının avukatı kesilmiyorlar mı cin ifrit oluyorum.
1. O mirasın ağırlığı altında ezilip susacaklarına, bir de ülkemizde insan haklarının avukatı kesilmiyorlar mı cin ifrit oluyorum.
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Tespih ağacı
1. sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , sıfat , sıfat , eskimiş , eskimiş , Konusu cinayet olan
1. Okuduğunuz ne kadar cinai roman varsa bu karanlık ve tenha sokaklarda âdeta hayat bulur.
1. Okuduğunuz ne kadar cinai roman varsa bu karanlık ve tenha sokaklarda âdeta hayat bulur.
2. Cinayetle ilgili
Lisan : Arapça cināʾī
Telaffuz : cina:i:
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus)
Lisan : Farsça çenār
1. isim , isim , isim , isim , Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : çı'nar
1. isim , isim , isim , isim , Yalova iline bağlı ilçelerden biri
Özel: Evet
Telaffuz : çına'rcığı
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Örneği çınar olan bitki familyası
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Çınarı olan
1. Çınarlı köşkün önüne gelince durdu.
1. Çınarlı köşkün önüne gelince durdu.
1. isim , isim , isim , isim , Çınar ağaçları çok olan yer
1. Bayramda o, kızlarla beraber arabaya biner, çınarlığa doğru çıkardı.
1. Bayramda o, kızlarla beraber arabaya biner, çınarlığa doğru çıkardı.
1. isim , isim , edebiyat , edebiyat , isim , isim , edebiyat , edebiyat , Çok anlamlı bir kelimeye, her defasında başka bir anlam yükleyerek birbirine yakın birkaç yerde kullanma
1. En çok beğendiği manzumeler hep cinas, telmih, nükte gibi söz sanatları ve oyunlarıyla dolu olanlardı.
1. En çok beğendiği manzumeler hep cinas, telmih, nükte gibi söz sanatları ve oyunlarıyla dolu olanlardı.
2. Çok anlamı olan bir kelimenin iyi anlamını kullanır görünerek kötüsünü öne çıkarma
Lisan : Arapça cinās
Telaffuz : cina:sı
1. sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , sıfat , sıfat , edebiyat , edebiyat , Cinası olan, cinas sanatı bulunan
1. Benim öyle cinaslı, bilmem neli lakırtılarla başım hoş değildir.
1. Benim öyle cinaslı, bilmem neli lakırtılarla başım hoş değildir.
namus cinayeti, töre cinayeti
1. isim , isim , isim , isim , Adam öldürme, kıya
1. Sanki iftiraya uğramış, sanki cinayetle suçlanıyor da kendini savunuyor.
1. Sanki iftiraya uğramış, sanki cinayetle suçlanıyor da kendini savunuyor.
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Adam öldürme derecesinde ağır suç
Lisan : Arapça cināyet
Telaffuz : cina:yet
1. adam öldürmek
1. İşgal kuvvetleri şu veya bu şekilde cinayetler işlemişlerdir.
1. İşgal kuvvetleri şu veya bu şekilde cinayetler işlemişlerdir.
1. isim , isim , isim , isim , Çin dili
2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu dille yazılmış olan
Özel: Evet
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cin çağırma, onlarla konuşma vb. iddialarla geçimini sağlayan (kimse)
1. Yanlış adım atmamalıydı, atarsa yanlış dua okuyan acemi cincilere dönerdi.
1. Yanlış adım atmamalıydı, atarsa yanlış dua okuyan acemi cincilere dönerdi.