Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
banket
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol

2. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak


Lisan : Fransızca banquette

bankiz
Anlamı:

1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Buzla


Lisan : Fransızca banquise

banknot
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kâğıt para

Örnek:

1. Tepside onluk, ellilik banknotlar dizi diziydi.

1. Tepside onluk, ellilik banknotlar dizi diziydi.


Lisan : Fransızca bank-note

banko

İlgili Kelimeler:

banko at, banko sayı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh

Örnek:

1. Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler.

1. Kelepçi kızlar da bankodakiler gibi, fazla iplik kopmasından şikâyetçiydiler.

2. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para

3. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse

4. zarf , zarf , zarf , zarf , Kesinlikle

Örnek:

1. Bu dönem muhtar banko Ali Bey olacak.

1. Bu dönem muhtar banko Ali Bey olacak.

5. ünlem , ünlem , ünlem , ünlem , Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz

6. denizcilik , denizcilik , denizcilik , denizcilik , Su altı tepeliği


Lisan : İtalyanca banco

Telaffuz : ba'nko

banko at
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yarışlarda dereceye gireceği kesin olarak tahmin edilen at


banko geçmek
Anlamı:

1. yarışlarda, toto, loto vb. oyunlarda, bir atın veya sayının kesin olarak tutturulacağını tahmin edip işaretlemek


banko sayı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şans oyunlarında kazanacağı tahmin edilen sayı


banlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banlamak işi


banlamak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , nesnesiz , nesnesiz , halk ağzında , halk ağzında , Horoz ötmek

2. Bağırmak


banlatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banlatmak işi


banlatmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Banlama işini yaptırmak


banlattırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banlattırmak işi


banlattırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Banlatma işini yaptırmak


banliyö

İlgili Kelimeler:

banliyö treni

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yörekent


Lisan : Fransızca banlieue

Telaffuz : ba'nliyö

banliyö treni
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Şehirle banliyö arasında işleyen tren

Örnek:

1. Bir yığın insan şaşkın, yorgun, sıkkın bıkkın banliyö trenini beklemekteler.

1. Bir yığın insan şaşkın, yorgun, sıkkın bıkkın banliyö trenini beklemekteler.


banma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Banmak işi


banmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Katı bir şeyi sulu veya tuz, biber vb. toz durumundaki maddelerin içine batırıp çıkarmak, bandırmak

Örnek:

1. Kahvaltımı önüme serer / Reçele ekmek banar, yerim

1. Kahvaltımı önüme serer / Reçele ekmek banar, yerim


bant

İlgili Kelimeler:

bant zımpara, izole bant, videobant, dalga bandı, koşu bandı, üretim bandı, yara bandı, yürüyüş bandı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant

2. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit

3. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit


Lisan : Fransızca bande

bant çözmek
Anlamı:

1. manyetik bir bant üzerine alınmış sesleri yazıya aktarmak, deşifre etmek


bant doldurmak
Anlamı:

1. bir banda ses kaydetmek


bant zımpara
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çekmeye dayanıklı, uzun kâğıt veya bezden üretilmiş, genellikle zımparalama makinelerinde kullanılan aşındırma gereci


bantlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bantlamak işi


bantlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak

Örnek:

1. Zarfın ağzını bantlayıp onu çekmeceye kaldırıyor.

1. Zarfın ağzını bantlayıp onu çekmeceye kaldırıyor.


bantlayabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bantlayabilmek işi


bantlayabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bantlama ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Bantlama becerisi bulunmak