Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
balçiçeği
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Almaşık yapraklı, kırmızı veya kırmızıya çalan sarı renkli çiçekli ağaççık


Telaffuz : ba'lçiçeği

balçık

İlgili Kelimeler:

balçık hurması, balçık inciri

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil

Örnek:

1. Yolları ve tarlaları görünce bir balçık ve çamur gölünü yarmak zorunda olduğumuzu anlamıştım.

1. Yolları ve tarlaları görünce bir balçık ve çamur gölünü yarmak zorunda olduğumuzu anlamıştım.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Güçlük çıkartan

3. jeoloji , jeoloji , jeoloji , jeoloji , İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak


balçık hurması
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sandıklara basılarak kurutulan hurma, balçık inciri


balçık inciri
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balçık hurması


balçıklaşma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balçıklaşmak durumu


balçıklaşmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Balçık durumuna gelmek


balçıklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Balçığı olan


balcılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Balcının yaptığı iş


balcının var bal tası, oduncunun var baltası
Anlamı:

1. `her işin kendine özgü aracı vardır` anlamında kullanılan bir söz


Balçova
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İzmir iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : ba'lçova

baldır

İlgili Kelimeler:

baldır bacak, baldır kemiği, baldırpatlatan, baldırsokan, karabaldır, baldırı çıplak, baldırıkara

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bacağın dizden ayak bileğine kadar olan bölümü, incik

Örnek:

1. Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı.

1. Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı.

2. Bu bölümün yumuşak ve şişkin olan arka tarafı


baldır bacak
Anlamı:

1. isim , isim , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , isim , isim , teklifsiz konuşmada , teklifsiz konuşmada , Kadın bacağının açık saçık görülmesi


baldır kemiği
Anlamı:

1. isim , isim , anatomi , anatomi , isim , isim , anatomi , anatomi , Baldırda bulunan iki kemikten ince olanı


baldırak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Don, pantolon vb. giysilerin dizden aşağı olan bölümü

2. Kılıç kayışının aşağı uzanan parçası


baldıran

İlgili Kelimeler:

baldıranşerbeti, su baldıranı

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)

Örnek:

1. Döndüğümde karımın mezarını dolduran otları, baldıranları kendi elimle ayıkladım.

1. Döndüğümde karımın mezarını dolduran otları, baldıranları kendi elimle ayıkladım.

2. Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan


baldıranlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baldıranın çokça yetiştiği yer

Örnek:

1. Biz çocukken buraları çöplüktü, baldıranlıktı.

1. Biz çocukken buraları çöplüktü, baldıranlıktı.


baldıranşerbeti
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Acı çekilerek, yüzsuyu dökülerek elde edilen kazanç


Telaffuz : baldıra'nşerbeti

baldırgan
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Baldıran

2. Şeytantersi


baldırı çıplak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Ayaktakımından, işsiz, serseri (kimse)

Örnek:

1. Tanıdıkları hep sefiller, ümmiler, ipten kazıktan kurtulmuş baldırı çıplaklardı.

1. Tanıdıkları hep sefiller, ümmiler, ipten kazıktan kurtulmuş baldırı çıplaklardı.


baldırı çıplaklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Baldırı çıplak olma durumu


baldırıkara
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Nemli yerlerde yetişen birçok eğrelti otu türünün ortak adı, karabaldır


Telaffuz : baldırı'kara

baldırpatlatan
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Güreşte hasmın bir ayağını tutarak diz kapağına kadar büküp üzerine yüklenme oyunu


Telaffuz : baldı'rpatlatan

baldırsokan
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans)


Telaffuz : baldı'rsokan

baldız
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Erkeğe göre eşinin kız kardeşi

Örnek:

1. Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz.

1. Eve işçi, aşçı tutmam, kaynana, baldız istemem. Bir Köroğlu bir Ayvaz.


baldo
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç


Lisan : İtalyanca baldo

Telaffuz : ba'ldo