92406 kayıt bulundu.
1. bir şeyi anladığı hâlde anlamamış gibi davranmak
1. Anlamazlığa vuruyorum, teşekkür ederek ayrılıyorum daireden.
1. Anlamazlığa vuruyorum, teşekkür ederek ayrılıyorum daireden.
1. sıfat , sıfat , dil bilgisi , dil bilgisi , sıfat , sıfat , dil bilgisi , dil bilgisi , Eş anlamlı
1. -i , -i , -i , -i , Anlamlı duruma getirme ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Anlamlandırma becerisi bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamlı duruma getirilme ihtimali veya imkânı bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamlandırma işine konu olmak
1. -i , -i , -i , -i , Anlamını açıklamak
2. Anlam vermek, anlam kazandırmak
çok anlamlı, eş anlamlı, iki anlamlı, ikiz anlamlı, karşıt anlamlı, tek anlamlı, yakın anlamlı, zıt anlamlı
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Anlamı olan, manalı
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , İçeriği olan
3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar
1. Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi.
1. Sesi anlamlı, söyledikleri içtendi; bir iki yıl öncesinin sert, çatışmacı sesi değildi.
çok anlamlılık, eş anlamlılık, iki anlamlılık, karşıt anlamlılık, tek anlamlılık, yakın anlamlılık, zıt anlamlılık
1. isim , isim , isim , isim , Anlamlı olma durumu, manidarlık
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Anlamı olmayan, önemli bir şey anlatmayan, manasız, beyhude, boş, içsiz, yersiz, gıcırı bükme, ipsiz sapsız
1. Üstelik o gece yorumsuz, anlamsız bir temsilde çok sıkılmıştım.
1. Üstelik o gece yorumsuz, anlamsız bir temsilde çok sıkılmıştım.
1. zarf , zarf , zarf , zarf , Anlamsız bir biçimde, anlamsızcasına
Telaffuz : anlamsı'zca
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Anlamsızlaşma ihtimali veya imkânı bulunmak