Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kafasına vur, ekmeğini elinden al
Anlamı:

1. başına vur, ağzından lokmasını al


kafasına vura vura
Anlamı:

1. zorla, isteyip istemediğine bakmadan


kafasına vurmak
Anlamı:

1. başına vurmak


kafasında şimşek çakmak
Anlamı:

1. beyninde şimşek çakmak


kafasında tutmak
Anlamı:

1. bir şeyi unutmamak, aklında tutmak


kafasından çıkarmak (veya atmak)
Anlamı:

1. bir şeyi unutmak veya ondan vazgeçmek

Örnek:

1. Bir rüyadan böyle abuk sabuk sonuçlar çıkardığım için kendimi suçlayarak bu tuhaf düşünceleri attım kafamdan.

1. Bir rüyadan böyle abuk sabuk sonuçlar çıkardığım için kendimi suçlayarak bu tuhaf düşünceleri attım kafamdan.


kafasından geçirmek
Anlamı:

1. belli belirsiz düşünmek


kafasını ezmek
Anlamı:

1. zararlı olabilecek bir hareketi, bir durumu başlangıçta yok etmek, etkisiz duruma getirmek


kafasını işletmek
Anlamı:

1. doğru ve iyi düşünmek

Örnek:

1. Biraz kafanızı işletseniz ne düğümler çözersiniz.

1. Biraz kafanızı işletseniz ne düğümler çözersiniz.


kafasını kaldırmak
Anlamı:

1. karşı gelmek, başkaldırmak

Örnek:

1. Sen bağ yeri açıyorsun ha? Çevirin şunu dese, yüz sopa çekse. Bir daha bak kimse kafasını kaldırır mı?

1. Sen bağ yeri açıyorsun ha? Çevirin şunu dese, yüz sopa çekse. Bir daha bak kimse kafasını kaldırır mı?


kafasını kaldırmamak
Anlamı:

1. yoğun olarak çalışmak, meşgul olmak

2. yoğun bir biçimde düşünmek veya çalışmak

3. karşı gelmemek


kafasını kaşıyacak vakti olmamak
Anlamı:

1. başını kaşıyacak vakti olmamak


kafasını kırmak
Anlamı:

1. iyice dövmek, pataklamak


kafasını kullanmak
Anlamı:

1. akıllıca davranmak


kafasını kurcalamak
Anlamı:

1. zihnini meşgul etmek, düşündürmek


kafasını sarmak (veya açmak)
Anlamı:

1. uyuşmak, anlaşmak, uyum sağlamak


kafasını sokmak
Anlamı:

1. barınabilecek bir yere yerleşmek, başını sokmak

Örnek:

1. Bazen yapayalnız, kafasını sokacak bir damdan mahrum, aç, avare dolaşmış.

1. Bazen yapayalnız, kafasını sokacak bir damdan mahrum, aç, avare dolaşmış.


kafasını taştan taşa çarpmak (veya vurmak)
Anlamı:

1. başını taştan taşa çarpmak


kafasını toplamak
Anlamı:

1. sağlıklı düşünebilir olmak

Örnek:

1. Soluk soluğa kuytu bir yere sinip kafasını toplamaya çalıştı.

1. Soluk soluğa kuytu bir yere sinip kafasını toplamaya çalıştı.


kafasını tütsülemek
Anlamı:

1. sarhoş etmek

Örnek:

1. Tekelin en keskin içkisi bizimkilerin kafasını tütsüledi.

1. Tekelin en keskin içkisi bizimkilerin kafasını tütsüledi.


kafasını uçurmak
Anlamı:

1. kellesini uçurmak


kafasını vurmak
Anlamı:

1. eskimiş , eskimiş , eskimiş , eskimiş , bir kimsenin kafasını kesmek


kafasının bir tahtası eksik (veya noksan) (olmak)
Anlamı:

1. alay yollu , alay yollu , alay yollu , alay yollu , akıl dışı davranışlarda bulunan


kafasının dikine gitmek
Anlamı:

1. kendi düşünce ve görüşünün en iyi olduğuna inanarak kimsenin öğüdünü, uyarısını dinlememek

Örnek:

1. Evvel zaman içinde, kafasının dikine giden bir kuş varmış, kışın güneye göç etmemeye ant içmiş.

1. Evvel zaman içinde, kafasının dikine giden bir kuş varmış, kışın güneye göç etmemeye ant içmiş.


kafasının etini yemek
Anlamı:

1. başının etini yemek

Örnek:

1. O keşki sıhhatli olsaydı da her gün kafamın etini yiyeydi.

1. O keşki sıhhatli olsaydı da her gün kafamın etini yiyeydi.