92406 kayıt bulundu.
1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Çırılçıplak
2. zarf , zarf , zarf , zarf , Doğuştan
1. dertsiz, tasasız bir duruma gelmek
2. günahlardan arınmış duruma gelmek
1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Geleneksel
1. İnanmayanlar ise sabırsız ve hırçın analar, çocuk eğitiminden habersiz babalar, her şeyi anadan görme metotlarla yürüteceklerini sanan büyükanalar ve dedelerdir.
1. İnanmayanlar ise sabırsız ve hırçın analar, çocuk eğitiminden habersiz babalar, her şeyi anadan görme metotlarla yürüteceklerini sanan büyükanalar ve dedelerdir.
1. isim , isim , isim , isim , Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Küçük Asya, Rum
Özel: Evet
1. isim , isim , isim , isim , Anadolu halkından olan kimse
1. Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu.
1. Dilinden Anadolulu olduğu ancak belli oluyordu.
Özel: Evet
1. isim , isim , isim , isim , Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç
Lisan : Rumca
1. isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , isim , isim , toplum bilimi , toplum bilimi , Soyda temel olarak anayı alan ve ailede çocukları ana soyuna mal eden ilkel bir toplum düzeni
1. sıfat , sıfat , toplum bilimi , toplum bilimi , sıfat , sıfat , toplum bilimi , toplum bilimi , Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal
Telaffuz : ana'erkil
1. isim , isim , isim , isim , Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik
2. Ananın egemen olduğu aile hayatı
1. sıfat , sıfat , biyoloji , biyoloji , sıfat , sıfat , biyoloji , biyoloji , Oksijensiz yerde yaşayabilen, yetişebilen
Lisan : Fransızca anaérobique
1. isim , isim , fizik , fizik , isim , isim , fizik , fizik , Aşırı duyarlık
Lisan : Fransızca anaphylaxie
Telaffuz : l ince okunur
1. isim , isim , coğrafya , coğrafya , isim , isim , coğrafya , coğrafya , Girdap
2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Karmakarışık bir durum
1. Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar.
1. Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar.
3. argo , argo , argo , argo , Yolsuzluk yapılarak elde edilen şey
Lisan : Rumca
1. isim , isim , argo , argo , isim , isim , argo , argo , Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse
1. Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmez komisyoncu, anaforcu.
1. Kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmez komisyoncu, anaforcu.
1. isim , isim , isim , isim , Anaforcu olma durumu
1. Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler.
1. Çoluk çocuk akşama kadar güneşin altında anaforculuğun cezasını çektiler.
1. -i , -i , argo , argo , -i , -i , argo , argo , Yolsuzluk yaparak kazanç elde etmek
1. isim , isim , isim , isim , Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime
1. Bakla kelimesinin anagramı ablaktır.
1. Bakla kelimesinin anagramı ablaktır.
Lisan : Fransızca anagramme
anahtar ağızlığı, anahtar bitkiler, anahtar kelime, anahtar sözcük, anahtar taşı, erkek anahtar, kovan anahtar, lokma anahtar, alyan anahtarı, basınç anahtarı, bijon anahtarı, cevap anahtarı, do anahtarı, elektrik anahtarı, fa anahtarı, hırsız anahtarı, İngiliz anahtarı, kontak anahtarı, papağan anahtarı, sol anahtarı, şifre anahtarı, tavşan anahtarı
1. isim , isim , isim , isim , Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil
1. Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı.
1. Belinde uzun gümüş halkalarla asılı gümüş anahtarları vardı.
2. Kurgu
3. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol
4. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç
5. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak
1. Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi.
1. Sardalya kutusunu açmaya yarayan anahtarı çarçabuk temin ederdi.
6. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Vesile, araç, vasıta
1. Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır.
1. Biliyordu ki sabır, cennetin anahtarıdır.
7. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Herhangi bir olayda belirleyici olan
1. Anahtar parti.
1. Anahtar parti.
8. fizik , fizik , fizik , fizik , İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör
9. müzik , müzik , müzik , müzik , Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret
1. Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır.
1. Sol, do ve fa olmak üzere üç anahtar vardır.
Lisan : Rumca
1. isim , isim , isim , isim , Mobilya kapaklarının ve çekmecelerin yüzlerine açılan anahtar deliklerinin üzerine çivilenen paslanmaz çelik veya dökümden yapılmış ortası anahtara uygun, delikli metal veya plastik gereç
1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Mera üzerinde çok bulunan ve bunların doğru bir biçimde otlatılmaları ile tüm meranın doğru bir şekilde otlanmış olacağı kabul edilen bitki türleri